GizemceKeşiflerTravel & Food
Datça

Datça Rehberi

Ihlamur eşliğinde yazdığım bu satırların beni ne kadar heyecanlandırdığını tahmin edemezsiniz.

Datça demek benim için İstanbul’da geçirdiğimiz stresli karantinadan sonra dinginlik, huzur, kendini dinleme, rahatlama, deniz, kum, güneş, …, bana iyi gelen tüm şeyler demek oldu.

Pandemiden dolayı mı bilmem ama 2020 yazında Datça’da geçirdiğimiz 20 günden sonra burayı resmen ikinci evim gibi hissediyorum.

Tüm bu güzel duyguların yanı sıra bugün bu satırları okuyorsanız bunu Datça’ya borçlu olduğumu da bilmeniz gerekiyor. Bana hissettirdiği tüm bu güzel duygulardan sonra keşfettiğim her şeyi sizinle de paylaşma kararı aldım. Bu yüzden ben de yeri hep ayrı olacak bu huzur noktasının.

Datça’nın meşhur sözü olan “Acelen varsa ne işin var Datça’da?” sözüne o kadar katılıyorum ki burayı sindire sindire, yavaş yavaş, hakkını vere vere dolaşmalı.
Neyse ki biz bu konuda şanslıydık.?

Eşim de ben de özel bir şirkette beyaz yakalı olarak çalışıyoruz. Pandemiden dolayı 2020, 13 Mart’tan itibaren evden çalışma sürecini yaşayanlardan olduk. Mart’tan Temmuz’a kadar bırakın İstanbul dışına çıkmayı İstanbul içinde bile çok kısıtlı evden çıkışlarımız oldu.

Bizim gibi yeni yerler keşfetmeyi seven ve her boşluk fırsatını kısa kaçamaklara çeviren iki insan için bu durum ancak bu kadar sürdürülebilir oldu. Bir hafta içinde karar verip tüm hazırlıklarımızı yaparak 10 Temmuz’da attık kendimizi yollara.

Önce 10 gün olarak planladığımız bu keşif noktasında tam 20 gün geçirdik. Karantina sonrasına denk geldiği için mi bilmem, bu yaz Datça’da geçirdiğimiz 20 günden sonra burayı resmen ikinci evim gibi hissediyorum.
Son günlerimizde yol soran insanlara yolu tarif edebilecek kıvama gelmiştik. 

2021’de de uzaktan çalışma durumumuz devam ettiği için yine daraldığımız bir dönemde rotamızı ikinci evimize çevirdik. Datça’ya daha önce gidenler bence az çok ne demek istediğimi, nasıl bir huzur verdiğini anlıyor. Henüz gitme imkanı bulamamış olanlar da eminim gidince hak verecektir.

Bende yer apayrı olduğu için uzun bir ön yazı hazırladım Datça ile ilgili, aramızdaki bağı herkes bilsin istedim. Şimdi gelelim Datça ile ilgili işinize yarayacak bilgilere.

Datça’ya nasıl gidilir?

2020’de İstanbul Sabiha Gökçen’den Dalaman’a uçakla geçip Dalaman’dan Datça Transfer ile 2-3 saate Datça’nın merkezine ulaştık. Alternatif olarak Bodrum üzerinden feribotla da geçiş yapabilirsiniz.

Özel aracınız ile gitme imkanınız var ise İstanbul’dan yaklaşık 10-11 saat kadar sürüyor. 2021 yılında dolaşarak özel aracımızda gittik ve araçla Datça’yı gezmenin ayrı güzel olduğu gerçeği ile yüzleştim. Merkezin dışında görmeniz gereken çok güzel yerler var ve hepsini dolmuş vs bulmanız zor oluyor. Bu nedenle eğer imkanınız var ise kendi aracınızla ya da kiralık araçla gitmeniz daha kolay gezmenizi sağlayacaktır.

Datça Yarımadası’na ulaşım çok kolay değil. Bence konumu sayesinde şimdiye kadar güzelliğini koruyabilmiş durumda. Yol üstünde uğrayacağınız bir yer olmadığı için sırf burası için özel tatil planı yapmanızda fayda var. Datça’nın tam olarak hakkını vererek ve dinlenerek gezebilmeniz için bence 1 hafta ile 10 gün arası yeterli (ne kadar dinlenmek istediğinize göre değişir).

Datça Merkez Plajları, Datça Yemekleri ve 3 Günde En Güzel Datça Koyları yazımı okumadan kararınızı vermeyin derim.

Datça’da nerede kalınır?

Acelesi olanlar için hemen veriyorum adresi; Taş Apart 

Gelelim bizim buradaki deneyimlerimize…

Bir yandan çalışmaya devam edeceğimiz bir gezi rotası olacağı için kalacağımız yeri ince eleyip sık dokumak durumunda kaldık. Normalde tatillerimizde sabah çıkıp akşam döndüğümüz için konaklama yerine bu kadar detaycı davranmamıştım.

Bir yandan çalışacağımızdan dolayı keşif için hafta içi sadece akşamları vaktimiz olacaktı. Hafta sonları ve resmi tatiller için daha çok uzak rotaları planlamak durumunda kaldık. Hal böyle olunca konaklayacağımız yerin merkeze olabildiğince yakın olması bir yandan da pandemiden dolayı kalabalıktan uzak olması gerekiyordu.

-Konaklayacağınız yeri bu şekilde keşif şartlarınıza göre planlamanız alacağınız keyif ve kendinize kalacak zaman açısından çok önemli.—

Öncelikle Airbnb’den detaylı bir ev arayışına girdik. Fakat bütçemiz dahilinde istediğimiz gibi bir ev bulamadık. Mecburen apart ve otellere bakmaya başladık.

Aradığımız evdeki en önemli özelliklerden biri de rahat bir çalışma alanının (geniş bir masa ve iki sandalye bizim için yeterliydi) olmasıydı. Uzun süre kalmayı düşündüğümüz için mutfaklı ve ferah odaları olan bir yer de olması gerekiyordu.  Maalesef bunu karşılayacak çok az seçeneğimiz vardı. 

Taş Apart ile yollarımız bu noktada kesişti. -İyi ki de kesişti.

Taş Apart
Taş Apart Datça

İlk iletişim kurduğumuz andan itibaren Aylin Hanım’ın ilgilisi bizi buraya çeken en büyük etken oldu diyebilirim. Şimdiye kadar konakladığımız yerlerin sahipleri ile her zaman güzel iletişim kurmaya onlardan gittiğimiz yeri dinlemeye özen gösterdik ancak Aylin Hanım ile kurduğumuz iletişim öncekilerden daha çok daha farklı oldu. Herhangi bir amaç gütmeden sadece sizin keyif almanız için verdiği güzel tavsiyeleri uyguladıkça ne kadar yerinde tavsiyeler olduğunu daha net anlayacaksınız.

Biraz da apartın genel konseptinden bahsedelim. 12 tane şirin odası mevcut ve her birine Datça’yı temsil eden isimler vermişler. Tüm odalarda mutfak mevcut, ortak bir çamaşır odası, tüm misafirlerin kullanımına açık deniz manzaralı bir teras ve terasta kullanabileceğiniz bir de mangal var.

Odalarda 1+0 ve 1+1 olarak seçeneğiniz söz konusu. Tüm odaların önünde size ait masa ve sandalyeler var. Biz ilk olarak 10 gün en altta yer alan 1+0 taş odalarda kaldık. Adının hakkını veren bu odaları tercih ederseniz Temmuz’un sıcağında bile bu odada klima açma ihtiyacınız olmayacak. 

10 gün sonra yanımıza arkadaşlarımız geleceği için 1+1 olan üst katlardaki odadan birine geçiş yaptık. 

Her iki odada da kaldığımız için 2 ya da 1 kişilik tatil yapacaksanız gözünüz kapalı taş odaları tercih edin derim. Alt katta olması bahçenin keyfini daha iyi çıkarmanızı, odaya girişinizi kolaylaştırması ve Aylin Hanım ve çalışanlarının güzel sabah sohbetine ortak olmanızı sağlayacak. 

Odaların hepsinde mutfak, tuvalet, banyo, yatak, dolap ve ihtiyaca göre 1 yada 2 yataklı koltuk mevcut. Bunun dışında mutfakta olabilecek eksik bir eşya ya da ihtiyacınız olan herhangi bir şey için Aylin Hanım ve çalışanlarından her zaman destek isteyebilirsiniz. Sizi asla geri çevirmeyeceklerinden emin olabilirsiniz.

Mesela bir akşam arkadaşlarımızla Datça’nın meşhur şarabından içmek istedik ancak mutfak eşyalarının içinde şarap kadehi yoktu. Kendilerine durumu söylediğimizde hemen bize 4 tane kadeh verdiler. Kendilerinde de olmayan bir şeye ihtiyacınız varsa ve marketten hızlıca alabilecekleri bir şeyse isteğinizi hemen yerine getirecek kadar nazikler. Odalarda ütü ve saç kurutma makinası yok ama istediğiniz takdirde size bunları da temin ediyorlar. Hatta saç kurutma makinası tatilin başından sonuna kadar bizimle kaldı.

O kadar keyifli bir konaklama oldu ki bundan sonra Datça’ya gittiğimde başka bir yerde kalmamız söz konusu bile olamaz. Benim size önereceğim tek konaklama noktası burası. Başka apartlarda/otellerde kalan arkadaşlarımız da oldu ancak bizim kadar memnun kalmadıkları için isimlerini paylaşmayacağım.

Datça hakkında diğer bilgiler için Datça Merkez Plajları, Datça Yemekleri ve 3 Günde En Güzel Datça Koyları yazılarımı daı okumanızı tavsiye ederim.

Yorum Yapabilirsiniz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir